Karın Ağrılarımız
: İlim, çalışmak ve zühd (dünyaya ehemmiyet vermemek). Weber yaptığı çalışmalarda ilmî ve teknik gelişmelerin, bütün Batı memleketlerinde, Kalvin’in yolunda giden protestan çevrelerde geliştiğini göstermiştir. İlim, insanı insan yapar, temiz bir toplum oluşturursunuz, güvenilir bir insan toplumu oluşturduğunuzda da, sosyal sorunlar azalır, kendi sorumluluğunu bilen insanlar üretime yönelir, üretir. Kur’an bir insan en az tükettiği kadar üretmelidir der. Bu farzdır, bu bilinçte insan yetiştirdiğinizde tembellik ve israf kalkar. Kuran, haksız yere kimseyi öldürmeyeceksiniz der, bu şuurda eğitim almış bir müslüman terörist olmaz. Uzatmayalım, işin aslı şu; “Bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Zira ecnebiler, fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı mânevileri altında eziyorlar. Biz de fen ve san’at silâhıyla İ’la-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilaf-ı efkâra cihad edeceğiz.(Bediüzzaman) Demek ki karın ağrılarımız için, teşhis yüz yıl önce konmuş ama dinleyen olmamış, şimdi sıra ilme yönelmek, çalışmak ve dünya değil ahret merkezli yaşamamız gerekiyor. Batının veya doğunun ülkemiz üzerindeki hesapları hiç bitmeyecektir, bu kıyamete kadar da devam edecektir. Bize düşen cehalet ve yoklukla mücade edip, kardeşliğimizi tesis etmek düşer. Bunun için insana yatırım yapılmalı. Çünkü güçlü devlet, güçlü insanlar yetiştirmekte oluşur. Büyüklerimiz insanı yaşat ki devlet yaşasın diye boşuna söz söylememişler. Kardeşim küfür tek millettir. Unutmayın batı batılı, biz ise hakkı hakim kılmak için varız. Onlar, batıl olmanın gereğini yaparken, galibe biz Hakkı hakim kılma adına zayıf kalıyoruz. Kalın sağlıcakla.